Evlenmek isteyenler ve chat yapmak isteyenlerin sıklıkla tercih ettiği bir site. anında görüntülü chat yapabiliyorsunuz. http://www.chatroulette.com.tr/
15 Nisan 2011 Cuma
14 Nisan 2011 Perşembe
BMW Z9 ÖZELLİKLERİ

BMW Z9 Cabrio
|
Z9 Cabrio ile BMW, her şeyden önce sürücünün tam anlamıyla sürüşe odaklanmasını sağlayacak bir otomobil üretti. Z9 Cabrio yüksek standartlar ile “sürüş keyfi”nin gelecekte nasıl daha da yoğun bir biçimde yaşanacağına dair bir bakış açısı sunuyor. Z9 Cabrio’nun 2+2 koltuk kapasiteli iç alanı, sürüşü daha basit hale getirirken, sürücüye lider otomobil teknolojisinin bütün özelliklerini en etkili şekilde veriyor.
Z9 Cabrio da Z9 Gran Turismo Coupé gibi BMW’nin geleceğe yön veren tasarım felsefesini yansıtıyor. Z9 Cabrio, BMW’nin tasarımının dinamikliğini ortaya çıkaran uzun bir motor bölümü ile kısa arka kısımdan oluşan klasik bir silüete sahip.
Z9 Cabrio, önceki Coupé modelin teknik özelliklerini izliyor. Z9 Cabrio, 4760 mm uzunlukta Coupé’den biraz daha kısa olup, aynı genişliğe sahip (1970mm). Z9 Cabrio’nun yüksekliği ise Coupé’den 60 mm daha kısa (1280mm).
Z9’daki 4.4 lt V8 motor, 286 BG güç ile 440 Nm tork üretiyor. Arkadaki 285/40 ölçülerindeki tekerlekler bu performansı yola taşırken, öndeki tekerlekler ise 245/45 ebatlarında. Z9 Coupé’deki ekstra büyük frenler, bu güçlü otomobile optimal durma gücünü sağlıyor.
BMW,tipik standardı olan aktif sürüşün, yolcu ve özellikle sürücü odaklı devrimsel ergonomisinin yeni bir tanıtımını sunuyor: iDrive. 700 farklı kontrol fonksiyonunun mevcut olabildiği bu sistemde iDrive, komünikasyon ve elektroniğin dijitalleşmesinden yararlanarak, sürücünün her türlü fonksiyonu rahatça kullanmasını sağlıyor. iDrive, BMW sürücüsünün, sürüşe odaklanmasını, konforundan bir şey kaybetmemesini ve de geleceğin teknolojisinin şimdiden sunulmasına imkan verecek şekilde tasarlandı.
Bu felsefe ile fonksiyonlar sürüş sırasında kullanımın sıklığına ve sürüşe olan etkisine göre, üç farklı aşamada yerleştirildi. Sürüş ve güvenlik için büyük önem taşıyan ana fonksiyonlar, sürücünün direk ulaşacağı en yakın yerde yer alıyor. Tüm sürüş fonksiyonları, direksiyonun çevresinde sürücünün direk ve hemen ulaşabileceği yakın alanda bulunuyor.
Far düğmeleri, otomatik klimada sıcaklık ayarı gibi sıkça kullanılan ve bu yüzden hemen ulaşımı gerektiren temel fonksiyonlar, ikinci aşamada gelerek, kokpitteki konvansiyonel düğmeler ile kontrol ediliyor.
Zenginleştirilmiş konfor, iletişim ve sürücü destek fonksiyonları modern bir otomobildeki yeni özelliklerin büyük bir bölümünü oluşturur. Sürüş sırasında fazla ayar gerektirmeyen bu fonksiyonlar, mantıklı ve ergonomik bir biçimde ayrılmış ve kolay kullanılabilecek şekilde bir araya toplanmış olan Kontrol Merkezi ile kontrol ediliyor. Önde kol dayamanın hemen önünde bulunan kontrol düğmesi çok kolay kullanımı ile beliriyor. Öne-arkaya, sağa-sola ve dört diyagonal yöne hareketler ile menüden farklı fonksiyonlar seçilebiliyor. Sürücünün görüş alanındaki monitör ise, gerekli bilgileri sürücüye iletiyor. Bu arada sürücü dikkatini yoldan ayırmaya ihtiyaç duymuyor, çünkü bu monitör, sürücünün görüş alanında bulunuyor.
Etiketler:
arabalar,
bmw,
bmw modelleri,
bmw z9,
en son model araba
SAĞLIKLI ZAYIFLAMA İÇİN ÖNERİLER
Kendinize yaptığınız haksızlıklara ve hatalara son verme zamanı geldi de geçiyor bile... Vücudunuzu kendinizle barıştırın! Göreceksiniz ki size hemen cevap verecek. Ayaklarınız ve nefesiniz merdiven çıkarken sizi üzmeyecek, göbeğiniz ayakkabı bağlarken görmenizi engellemeyecek. Vücudunuz şekillenecek, sırtınız acı vermeyecek, beliniz incelecek, düğmeleriniz bile sizinle barışıp, daha kolay iliklenecek. Bu arada size darılanlar olabili tabii ki... Yağlar, kolesterol, şeker, alkol ve sigara gibi... Başlamak için daha fazla beklemeyin. Vücudunuza bugün bir hediye alın; bir çift spor ayakkabı, eşofman ve T-shirt mesela! Vücudunuzu en iyi arkadaşınız olan su ile de tanıştırmayı da unutmayın. Sonra da onunla yemeğe çıkın. Güzel bir ızgara balık, yeşil salata ve biraz sebze....
MEVSİMSEL KİLO FARKI
Kış aylarında insanlar ısınmak için daha yağlı ve kalorili besinlere yönelir.
Bunun sonucunda da kilo alımı kaçınılmaz bir son haline gelir. Yaz aylarında ise daha ince kıyafetlerin giyilmesiyle kış mevsiminde alınan fazla kilolar kendisini daha da fazla göstermeye başlar. Bu durum kişileri kilo vermeye yönlendirir. Kişiler, kışın aldıkları kiloları kaybetmek için acele etmekte ve sağlıksız diyetlere başvururlar.
Sağlıklı Zayıflamanın Yolu Dengeli Beslenmeden Geçiyor
Sağlıklı bir yaşam için hayatımızın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı edinmek önemli. Kilo vermek isteyen kişi de, zayıflama diyetini uygularken, günlük enerji alımını, bir diyetisyen tarafından kendisine özel olarak hazırlanan beslenme programı ile yapmalıdır.
Peki kişiler nasıl bir beslenme uygulamalı ki hem sağlıklı beslenelim, hem de fazla kilolarımızdan kurtulalım?
İşte size bunun için bazı püf noktaları:
Kendinize az miktarda ancak sık aralıklı bir beslenme programı düzenleyiniz. Bu şekilde hem aç kalmamış olursunuz hem de daha sağlıklı kilo kaybetmiş olursunuz.
Poğaça, börek yemek yerine güne güzel bir kahvaltı yaparak başlayınız.
Dışarıda yediğiniz yemeklerde daha çok ev yemekleri veya hafif ızgaralar yapan yerleri tercih ediniz.
Alkol ve hazır içecekler yerine limonlu veya meyveli sodaları tercih ediniz. Taze veya kuru meyve yemeğe özen gösteriniz.
Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklığı ile birlikte terleme ile kaybedilen vücut sıvılarını yerine koymak için günde 2,5-3 litre su içiniz. Günlük posa alımınızı arttırınız. Tam tahıl ürünleri, taze sebze ve meyveye günlük beslenmenizde yer veriniz.
Soslu yemekler, mayonezli, soslu salatalar yerine limon, soya soyu gibi kalorisiz olanlarını kullanmaya çalışınız.
Günlük yağ alımınızı azaltınız.
Düzenli egzersiz yapınız. Unutmayınız ki, vücut sağlığı açısından egzersizin alışkanlık haline gelmesi, düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanmak kadar önemlidir.
Şekerden uzak durunuz. Çay ve kahvenize şeker atmayarak bu işe başlayabilirsiniz.
Çok tatlı yemek istediğiniz zaman yaz mevsiminin vazgeçilmez parçası olan dondurmayı özellikle sade ve ya meyveli olanları tercih ediniz. Ya da sütlü tatlı tüketebilirsiniz.
MEVSİMSEL KİLO FARKI
Kış aylarında insanlar ısınmak için daha yağlı ve kalorili besinlere yönelir.
Bunun sonucunda da kilo alımı kaçınılmaz bir son haline gelir. Yaz aylarında ise daha ince kıyafetlerin giyilmesiyle kış mevsiminde alınan fazla kilolar kendisini daha da fazla göstermeye başlar. Bu durum kişileri kilo vermeye yönlendirir. Kişiler, kışın aldıkları kiloları kaybetmek için acele etmekte ve sağlıksız diyetlere başvururlar.
Sağlıklı Zayıflamanın Yolu Dengeli Beslenmeden Geçiyor
Sağlıklı bir yaşam için hayatımızın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı edinmek önemli. Kilo vermek isteyen kişi de, zayıflama diyetini uygularken, günlük enerji alımını, bir diyetisyen tarafından kendisine özel olarak hazırlanan beslenme programı ile yapmalıdır.
Peki kişiler nasıl bir beslenme uygulamalı ki hem sağlıklı beslenelim, hem de fazla kilolarımızdan kurtulalım?
İşte size bunun için bazı püf noktaları:
Kendinize az miktarda ancak sık aralıklı bir beslenme programı düzenleyiniz. Bu şekilde hem aç kalmamış olursunuz hem de daha sağlıklı kilo kaybetmiş olursunuz.
Poğaça, börek yemek yerine güne güzel bir kahvaltı yaparak başlayınız.
Dışarıda yediğiniz yemeklerde daha çok ev yemekleri veya hafif ızgaralar yapan yerleri tercih ediniz.
Alkol ve hazır içecekler yerine limonlu veya meyveli sodaları tercih ediniz. Taze veya kuru meyve yemeğe özen gösteriniz.
Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklığı ile birlikte terleme ile kaybedilen vücut sıvılarını yerine koymak için günde 2,5-3 litre su içiniz. Günlük posa alımınızı arttırınız. Tam tahıl ürünleri, taze sebze ve meyveye günlük beslenmenizde yer veriniz.
Soslu yemekler, mayonezli, soslu salatalar yerine limon, soya soyu gibi kalorisiz olanlarını kullanmaya çalışınız.
Günlük yağ alımınızı azaltınız.
Düzenli egzersiz yapınız. Unutmayınız ki, vücut sağlığı açısından egzersizin alışkanlık haline gelmesi, düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanmak kadar önemlidir.
Şekerden uzak durunuz. Çay ve kahvenize şeker atmayarak bu işe başlayabilirsiniz.
Çok tatlı yemek istediğiniz zaman yaz mevsiminin vazgeçilmez parçası olan dondurmayı özellikle sade ve ya meyveli olanları tercih ediniz. Ya da sütlü tatlı tüketebilirsiniz.
TANIDINIZ MI?
Polat ALEMDAR' seslendiren kim?
ORTADOĞU DA NELER OLUYOR?
Her hangi bir işimiz karıştığı zaman, işler arap saçına döndü deriz, millet olarak. Hakikaten bugün Ortadoğu da işler tam bir arap saçına döndü, demek yerinde olur. Ortadoğu'da gördüğümüz olaylar henüz bir başlangıç.
Bu oluşumun içerisinde de Türkiye'nin durumunu elbette göz önünde bulundurmak zorundayız. Çünkü bölgede istese de istemese de olayların kendisini bulduğu bir yer olarak, sahnede sürekli yer almaktadır. Bu jeopolitik pozisyonundan dolayı, Türkiye daima dikkatleri üzerine çekmektedir.
Tunus'da başlayan kıvılcım, Mısır'la devam etti. Şimdi de iki, üç hatta dört yerde birden ateşleniyor. Diğer taraftan da sessiz sedasız, İran ve İsrail arasındaki sessiz gelişen diplomatik gerginlik ve süveyş kanalı sorunu... İsrail'in uluslararası sularda istediği gibi at oynatması serbest ama, bir diğer devletin, normal prosüdür de, gemilerini Süveyş'den geçirmesi büyük olay olabiliyor. Halbuki bizler şu anda Ortadoğu sahnesinde neler izliyoruz. Diktatör yöneticilere karşı ayaklanmış halk kitlelerini görüyoruz. Burada ayaklanmanın ana içeriğinde neler var? Elbette adaletsizlik var ve bundan dolayı insanlar sokaklara dökülüyor ve bizlerde o insanlara destek veriyoruz. Öyle değil mi? Hatta uluslararası, bu adaletsizliğe karşı, tüm devletler ortak demeçler veriyorlar. Haksızlığın ortadan kaldırılması ve halklara karşı adaletin yerine getirilmesi yönünde.
Ama söz konusu İsrail olduğu zaman, "Mavi Marmara" gemisi açık uluslararası sularda yüzerken, dalıyor ve dokuz Türk insanını hakkı olmadığı sularda öldürüyor. Ve dünya sessiz kalıyor. Nerede adalet? Nerede haklarımızı koruyacak olan "Avrupa Birliği" ya da Birleşmiş Milletler. Bana gelince; "cek cak", İsrail'e gelince, hak hukuk...
Şimdi Ortadoğu'da bu çifte standart gözükmektedir. Ne gibi, Mısır'daki katliama sessiz kalmayan Batı, kuzey Afrika bölgesinde çok sessiz kalmaktadır. Daha hareketin başlaması ile çok büyük katliamlarla yüz yüze kalan bu masum insanların katledilmesine göz yummaktadır. Hatta, Kaddafi'nin oğlu dahi alenen çıkıp çatışma yapacağını söylüyor televizyon ekranlarından.
Şayet kanında olmasa idi bu canilik, gidip de "ÇAD"dan paralı eşkıya'ları getirtip de halkını katliama tabi tutmazdı... Ama ne yaparsa yapsın, bu halk artık onların sonunu getirecektir. Onların sonu gelecek gelmesine de bundan sonra ne olacak önemli olan burasıdır. Cephede kazanıp, masada kaybetme dönemi devam mı edecek yoksa. Askerin yerine, bu hareketi, halka yaptırarak, ondan sonra bu zaferi sahiplenmek isteyenler sırada beklemektedirler.
Dün Ortadoğu'da, bu diktatörler yönetimi eline alırken, halk demokrasiyi yakaladık diyerek, sevinç gösterisi yapmaktaydılar. Ama, bugün tam bir cuntanın eline düştüklerini gördüler. Bugün de yumuşak bir geçiş aşamasına doğru gidiyor meseleler, hem de kanlı olarak... Ortadoğu'da olanlara değil olacaklara bakmak gerek...
Milli Gazate 26 Şubat 2011
Bu oluşumun içerisinde de Türkiye'nin durumunu elbette göz önünde bulundurmak zorundayız. Çünkü bölgede istese de istemese de olayların kendisini bulduğu bir yer olarak, sahnede sürekli yer almaktadır. Bu jeopolitik pozisyonundan dolayı, Türkiye daima dikkatleri üzerine çekmektedir.
Tunus'da başlayan kıvılcım, Mısır'la devam etti. Şimdi de iki, üç hatta dört yerde birden ateşleniyor. Diğer taraftan da sessiz sedasız, İran ve İsrail arasındaki sessiz gelişen diplomatik gerginlik ve süveyş kanalı sorunu... İsrail'in uluslararası sularda istediği gibi at oynatması serbest ama, bir diğer devletin, normal prosüdür de, gemilerini Süveyş'den geçirmesi büyük olay olabiliyor. Halbuki bizler şu anda Ortadoğu sahnesinde neler izliyoruz. Diktatör yöneticilere karşı ayaklanmış halk kitlelerini görüyoruz. Burada ayaklanmanın ana içeriğinde neler var? Elbette adaletsizlik var ve bundan dolayı insanlar sokaklara dökülüyor ve bizlerde o insanlara destek veriyoruz. Öyle değil mi? Hatta uluslararası, bu adaletsizliğe karşı, tüm devletler ortak demeçler veriyorlar. Haksızlığın ortadan kaldırılması ve halklara karşı adaletin yerine getirilmesi yönünde.
Ama söz konusu İsrail olduğu zaman, "Mavi Marmara" gemisi açık uluslararası sularda yüzerken, dalıyor ve dokuz Türk insanını hakkı olmadığı sularda öldürüyor. Ve dünya sessiz kalıyor. Nerede adalet? Nerede haklarımızı koruyacak olan "Avrupa Birliği" ya da Birleşmiş Milletler. Bana gelince; "cek cak", İsrail'e gelince, hak hukuk...
Şimdi Ortadoğu'da bu çifte standart gözükmektedir. Ne gibi, Mısır'daki katliama sessiz kalmayan Batı, kuzey Afrika bölgesinde çok sessiz kalmaktadır. Daha hareketin başlaması ile çok büyük katliamlarla yüz yüze kalan bu masum insanların katledilmesine göz yummaktadır. Hatta, Kaddafi'nin oğlu dahi alenen çıkıp çatışma yapacağını söylüyor televizyon ekranlarından.
Şayet kanında olmasa idi bu canilik, gidip de "ÇAD"dan paralı eşkıya'ları getirtip de halkını katliama tabi tutmazdı... Ama ne yaparsa yapsın, bu halk artık onların sonunu getirecektir. Onların sonu gelecek gelmesine de bundan sonra ne olacak önemli olan burasıdır. Cephede kazanıp, masada kaybetme dönemi devam mı edecek yoksa. Askerin yerine, bu hareketi, halka yaptırarak, ondan sonra bu zaferi sahiplenmek isteyenler sırada beklemektedirler.
Dün Ortadoğu'da, bu diktatörler yönetimi eline alırken, halk demokrasiyi yakaladık diyerek, sevinç gösterisi yapmaktaydılar. Ama, bugün tam bir cuntanın eline düştüklerini gördüler. Bugün de yumuşak bir geçiş aşamasına doğru gidiyor meseleler, hem de kanlı olarak... Ortadoğu'da olanlara değil olacaklara bakmak gerek...
Milli Gazate 26 Şubat 2011
Etiketler:
baradey,
buazizi,
cemal mübarek,
cezayir,
haham,
hüsnü mübarek,
kaddafi,
libya,
malezya,
mazlumder,
mısır,
obama,
raşid gannuşi,
tahrir meydanı,
tunus,
ürdün,
yasemin devrimi
SAĞLIKLI ZAYIFKLAMA TAVSİYELERİ
Zayıflamak ve zayıf kalmak istiyorsanız aşağıda sizin için küçük tavsiyeler bulacaksınız. Ancak "yaşamak yemek yemektir" diyorsanız bu tavsiyeler sizin için yardımcı olamayabilir.

Böyle hissediyorsanız hemen profesyonel bir yardım almanın yollarını arayın. Yok sadece zaman zaman nefsinize yenildiğinize inanıyorsanız , zayıflama arayışında ve kilonuzu korumada bu tavsiyeler işinize yarayabilir...
Zayıflık anlarını önceden tahmin etmeye çalışın : En çok kilo alınan zaman yapılan araştırmalarda bilgisayar başında geçirilen zaman . Özellikle zayıflama hayali kuruyorsanız, bilgisayar başında çalışmaya başlamadan önce yanıbaşınıza az kalorili, sağlığa uygun atıştıracak bir şeyler koyun.
Alternatif tatlardan uzak durun: Farklı tat çeşitliliği yeme miktarını arttırdığından, öğünlerinizi çok farklı değişik tatlarla doldurmayın. Misal bir sandviç ve bir elma yerine, sandviç ve karışık meyve tabağını tercih etmeyin.
Arabada ve Televizyon önünde yemek yemeyin: Yemek yemek için kendi belirlediğiniz sabit bir yer seçin. Farklı yerlerde yemek yeme alışkanlığı daha fazla miktarda yemeğe yol açacaktır.
Uykusuz Kalmayın: Yapılan araştırmalar uykusuz kalmak yada geç yatmak yemek yeme miktarını arttırıyor. Özellikle zayıflama döneminde diyette olan kişilerin mutlaka uyku zamanlarını düzenlemeleri
gerekmektedir.
Stres Kontrolü : Strese maruz kalan kişinin kendi üzerinde kontrol uygulayabilme yetisi zayıflıyor. Bu yüzden stres altındaysanız, spor yaparak stresinizi atın ki , yemek yemeye dönüşmesin.
Kendiniz için yemek yeme dışında ödül sistemleri geliştirin: Boş zamanlarınızı zevk alarak geçirmenize yarayacak yeni aktiveler buna çare olabilir. Dolayısı ile hem kendinizi mutlu hemde zayıf hissedeceksiniz.

Böyle hissediyorsanız hemen profesyonel bir yardım almanın yollarını arayın. Yok sadece zaman zaman nefsinize yenildiğinize inanıyorsanız , zayıflama arayışında ve kilonuzu korumada bu tavsiyeler işinize yarayabilir...
Zayıflık anlarını önceden tahmin etmeye çalışın : En çok kilo alınan zaman yapılan araştırmalarda bilgisayar başında geçirilen zaman . Özellikle zayıflama hayali kuruyorsanız, bilgisayar başında çalışmaya başlamadan önce yanıbaşınıza az kalorili, sağlığa uygun atıştıracak bir şeyler koyun.
Alternatif tatlardan uzak durun: Farklı tat çeşitliliği yeme miktarını arttırdığından, öğünlerinizi çok farklı değişik tatlarla doldurmayın. Misal bir sandviç ve bir elma yerine, sandviç ve karışık meyve tabağını tercih etmeyin.
Arabada ve Televizyon önünde yemek yemeyin: Yemek yemek için kendi belirlediğiniz sabit bir yer seçin. Farklı yerlerde yemek yeme alışkanlığı daha fazla miktarda yemeğe yol açacaktır.
Uykusuz Kalmayın: Yapılan araştırmalar uykusuz kalmak yada geç yatmak yemek yeme miktarını arttırıyor. Özellikle zayıflama döneminde diyette olan kişilerin mutlaka uyku zamanlarını düzenlemeleri
gerekmektedir.
Stres Kontrolü : Strese maruz kalan kişinin kendi üzerinde kontrol uygulayabilme yetisi zayıflıyor. Bu yüzden stres altındaysanız, spor yaparak stresinizi atın ki , yemek yemeye dönüşmesin.
Kendiniz için yemek yeme dışında ödül sistemleri geliştirin: Boş zamanlarınızı zevk alarak geçirmenize yarayacak yeni aktiveler buna çare olabilir. Dolayısı ile hem kendinizi mutlu hemde zayıf hissedeceksiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

